<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Chatlax.Net Bir Sitede Aradiginiz hersey</title>
	<atom:link href="http://www.chatlax.net/blog/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatlax.net/blog</link>
	<description>Chatlax.Net Bir Sohbet kanallari sitesidir</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 Mar 2011 08:24:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>BENİM ÇOCUĞUM ÇOK BAŞARILI</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/benim-cocugum-cok-basarili-2611.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/benim-cocugum-cok-basarili-2611.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 08:24:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[BENİM ÇOCUĞUM ÇOK BAŞARILI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2611</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuz kimi gün az, kimi gün çok yiyorsa bu, yaşının getirdiği doğal bir özellik. Üzerinde durmanıza gerek yok. Uzun süredir iştahsızsa ve yetersiz kilo alıyorsa bağırsak parazitleri, kansızlık, kabızlık olduğunu düşünüp doktora başvurun. Sofraya oturmadan&#8230; Çocuklar aşırı yorgun ve uykuluyken iştahsız olurlar. Yemek saatlerini buna göre düzenleyin. Yemekten önce çocuğunuzla oyun oynayın. Neşelenen çocuk yemekten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğunuz kimi gün az, kimi gün çok yiyorsa bu, yaşının getirdiği doğal bir özellik. Üzerinde durmanıza gerek yok. Uzun süredir iştahsızsa ve yetersiz kilo alıyorsa bağırsak parazitleri, kansızlık, kabızlık olduğunu düşünüp doktora başvurun.</p>
<p>Sofraya oturmadan&#8230;</p>
<p>Çocuklar aşırı yorgun ve uykuluyken iştahsız olurlar. Yemek saatlerini buna göre düzenleyin. </p>
<p>Yemekten önce çocuğunuzla oyun oynayın. Neşelenen çocuk yemekten keyif alır. </p>
<p>Aralarda şeker, çikolata, pasta, ve fazla şekerli diğer içecekler vermeyin. Yarım su bardağı kutu meyve suyu içmesi bile iştahını kapatabilir.</p>
<p>Yemekte&#8230; </p>
<p>Yedirmek için ısrar etmeyin, onu ödüllendirmeyin, ceza vermeyin.</p>
<p>Çocuk, mama iskemlesine oturarak ve aile sofrasında yemenin sosyal bir olay olduğunu görerek öğrenmeli.</p>
<p>BENİM ÇOCUĞUM ÇOK BAŞARILI!</p>
<p>Büyüklerinin sofraya oturmaması, yemek seçmesi çocuğunuzun yeme alışkanlıklarını olumsuz etkileyebilir. </p>
<p>Televizyon olmayan, dikkatinin dağılmayacağı bir ortamda yedirin. Şarkı ya da masalla bu süreci neşelendirebilirsiniz.</p>
<p>Çocuklar 1.5 yaşından sonra çatal ve kaşık kullanabilir. Bu yaştan sonra kendi kendine yemesini destekleyin. Böylece yemek konusunda karar verme insiyafinin kendinde olduğunu düşünür.</p>
<p>Tabağı tepeleme doldurmak görüntü açısından itici gelebilir, porsiyonları ufak tutun. </p>
<p>Kolay çiğneyebileceği besinleri verin. Zorlamadan, değişik yemek çeşitlerine alıştırın.</p>
<p>Çocuk, sizin beğendiğiniz yemek çeşidini benimsemek zorunda değil, kendi çeşidini bulmasına izin verin.</p>
<p>Acele yedirmek, yemeğe yeterli zaman tanımamak ya da yemek süresini çok uzatmak (yarım saat normal) onu olumsuz etkiler.</p>
<p>Yemek aşırı soğuk ya da sıcak olmasın. Ayrıca birçok çocuk yemekte birbirine karışmış şeyleri reddeder, çok pişmiş ve tadı bozuk şeyleri yemez. </p>
<p>Yemek seçme sık rastlanan bir alışkanlık. Bu yüzden yemek çeşidini artırın. İstemiyorsa yiyecekleri alın, tepki göstermeyin. Tekrar yemek isterse aynı yiyeceği önüne koyun, istemezse bir öğün başka bir şey vermeyin. Alışkanlık yaratacağı için, yemediği zaman aç kalacak endişesiyle süt ve sevdiği içecekleri önüne koymayın. </p>
<p>Yemek yerken parmaklarını kullansın, etrafı dağıtsın. Buna göz yummalısınız.</p>
<p>Doyduğuna dair işaret aldığınızda yemeyi durdurun, son lokmasına kadar yemesin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/benim-cocugum-cok-basarili-2611.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En sıkı eğlence ev partilerinde</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/en-siki-eglence-ev-partilerinde-2609.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/en-siki-eglence-ev-partilerinde-2609.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 08:23:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[En sıkı eğlence ev partilerinde]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2609</guid>
		<description><![CDATA[Kaç yıldır gazetecilik yapıyorsun? Neden magazini seçtin? 14 yıllık gazeteciyim. Sosyal hayatı ve “dışarda” olmayı sevdiğim için bu gelişme yaşandı, buralara geldim. Senden tipik magazin öyküleri bekleyen okurlar şaşırmıştır herhalde. Köşemi yakından takip edenler pek şaşırmadı. Ama üstünkörü, sadece bir “gece hayatı” yazarı olarak beni kafalarında bellemiş olanlar biraz şaşırmıştır. Amacım da şaşırtmaktı zaten. Kitabın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kaç yıldır gazetecilik yapıyorsun? Neden magazini seçtin?</p>
<p>14 yıllık gazeteciyim. Sosyal hayatı ve “dışarda” olmayı sevdiğim için bu gelişme yaşandı, buralara geldim.</p>
<p>Senden tipik magazin öyküleri bekleyen okurlar şaşırmıştır herhalde.</p>
<p>Köşemi yakından takip edenler pek şaşırmadı. Ama üstünkörü, sadece bir “gece hayatı” yazarı olarak beni kafalarında bellemiş olanlar biraz şaşırmıştır. Amacım da şaşırtmaktı zaten. Kitabın genel atmosferinde bu var. Okurların, şaşkınlık içinde kitabı bir çırpıda okuyup bitirmesini istedim. Şimdiye kadar gelen tepkiler de hep bu yönde. O yüzden mutluyum! </p>
<p>Yazarlık olmasaydı ne olurdu hayatında?</p>
<p>Birçok şey. Tek bir yönüm yok, sürekli oyalanacak bir şeyler buluyorum. Pilates, onlardan biri. Dört sene pilates hocalarına gittikten sonra bu kez de hoca olmak için sertifika programına yazıldım, onu bitirdim. Şimdi onu da istesem yapabilirim. Ayrıca beste yapıyorum. Funda Arar, Deniz Seki ve Ajda Pekkan’a beste verdim. Ama yazmak başka tabii.</p>
<p>Rahatlatıyor mu?</p>
<p>Rahatlatmaktan öte, şu var: Köşede insanlara sürekli bir şey aktarıyorum. Ya bir parti ya bir konser ya da başka bir etkinlik&#8230; Kitapta ise tüm bunların içine insan hikayelerini odakladım. Yani iki tarafta da bir aktarma var. Bitmeyen bir aktarma, gürül gürül&#8230;</p>
<p>“En sıkı eğlence ev partilerinde”</p>
<p>Öykülerini yazarken bol bol gezmiş gibisin&#8230; Özgür olmak gözlemdir, öğrenmektir, anlayabilmektir.</p>
<p>Aynen öyle! Mesleğimin getirdiği avantajlar da var, birçok insana göre daha çok gezip görme şansım oluyor. Kapılar sana sonuna kadar açılıyor. Mesela Atatürk Havalimanı’nda beş gün geçirmek öyle bir deneyimdi. Bir sürü insan hikayesi topladım orada. O kadar güzeldi ki orada vakit geçirmek, hiç tanımadığın ve az sonra yola çıkacak insanlarla sürekli konuşmak&#8230;<br />
İnan, şehirde akıp giden sosyal hayatı ve arkadaşlarımı özlemedim bile! Aynı şekilde “Türkiye Nasıl Eğleniyor” yazı dizisi için Anadolu şehirlerini dolaştığımda da bambaşka insan profilleriyle karşılaştım, onlardan etkilendim. Dediğin gibi, daha çok anladım ve biriktirdim. Durduğun yerde durursan, bütün bu duyguları anlayabilmen imkansız. </p>
<p>Öykülerinde sürekli bir şaşırtmaca var. Peki seni hayatta en çok neler şaşırttı?</p>
<p>Zannediyordum ki, artık hiçbir şey şaşırtmaz! Bir de ben ölesiye sakinimdir, öyle yüksek sesli tepkiler vermem. Sevmem çünkü. Ama hâlâ şaşırdığım şeyler olabiliyor. Ben de buna şaşırıyorum! Mesela insanların aşırı talepkar olması&#8230; Yüzsüzlükleri&#8230; Birdenbire aşırı samimi olmaları&#8230; </p>
<p>Öykülerinde ev partilerinden sık bahsediyorsun. O partilerde ne yaşanıyor?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/en-siki-eglence-ev-partilerinde-2609.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sumo gibi kadınlar bana güzel geliyor</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/sumo-gibi-kadinlar-bana-guzel-geliyor-2607.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/sumo-gibi-kadinlar-bana-guzel-geliyor-2607.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 08:22:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sumo gibi kadınlar bana güzel geliyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2607</guid>
		<description><![CDATA[Fazla röportaj veren biri değilsiniz. Twitter mantığında değilim, işimle gündemde olmak istiyorum. Özel hayatımı özel yaşamalıyım. Malzeme yok belki bende. Hiç sevgilinizle de yakalanmadınız. Çok mu başarılısınız yakalanmama konusunda? Arkadaşlarım oluyor ama gidilecek yerler belli. Görünmek istemezsen kimse seni görmez. Asıl sormak istediğim, şu 13 tabloyu alma olayı. Bana biraz çılgınlık gibi geldi. Çocukluğumdan beri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fazla röportaj veren biri değilsiniz.</p>
<p>Twitter mantığında değilim, işimle gündemde olmak istiyorum. Özel hayatımı özel yaşamalıyım. Malzeme yok belki bende.</p>
<p>Hiç sevgilinizle de yakalanmadınız. Çok mu başarılısınız yakalanmama konusunda?</p>
<p>Arkadaşlarım oluyor ama gidilecek yerler belli. Görünmek istemezsen kimse seni görmez. </p>
<p>Asıl sormak istediğim, şu 13 tabloyu alma olayı. Bana biraz çılgınlık gibi geldi.</p>
<p>Çocukluğumdan beri karakalemim çok iyidir. Nerede bir tablo görsem gözlerim dolar. 10 yıldır sergileri takip edemediğim ve tablo almadığım için şikayet ediyordum. Yapmıyordum da. Mükemmelliyetçi bir ruh var bende.<br />
Terazi burcuyum. Bir iş yapıyorsam adam gibi yapmak istedim. Son 2 yılda biraz sergi dolaştım. Tesadüf, Kamer’in sergisine gittim. 15 tablo vardı, ikisi satılmıştı. Kamer Batıoğlu kimya mühendisi, ilginç bir teknikle yapmış. Tabloları gördüğümde gözlerim doldu, önünde tur attım resmen.<br />
Kesmedi bir tane almak. Sonra dayanamadım. Bir şeyi çok beğenirsem almalıyım. Dedim ki Kamer’e “Nasıl olabilir, nasıl ben bunları alabilirim?” Tüm sergiyi kapatmak önemli midir bilmiyorum ki (kahkahalar)!</p>
<p>Hepsi şaşırmış olmalı..</p>
<p>Şaşırmaz mı? Kamer’e dedim ki; “Bak bu tabloları alıyoruz ama&#8230; Ressamlar öldüğü zaman eserleri kıymetleniyor ya&#8230; Ya her sene sergi yapacaksın insanları teşvik edeceğiz ya da ölmen lazım (gülüşmeler). Nasıl güldü anlatamam. “Ben ölmeyeceğim, göreceksin muhteşem sergiler yapacağım” dedi.</p>
<p>Resimler hemen geldi mi?</p>
<p>Sergi 2 ay devam ediyordu ama hemen aldım resimleri. 13 tablo şu anda evimin duvarlarını süslüyor. Aslında evde o kadar tabloyu koyacak yer yok ama&#8230; Ev, sergi gibi oldu. İçeri girenlerden 10-15 lira alıyorum (gülüşmeler). Çok güzel oldu. Bana huzur veriyor.</p>
<p>“Sumo gibi kadınlar bana güzel geliyor”</p>
<p>Tabloların hepsi birbirine benziyor değil mi?</p>
<p>O kadınlar estetik değil ama orada zaten Kamer’in vurgulamak istediği ‘kadın’ı seks sembolü olmaktan çıkarıp sanata dikkat çekmek. Tablolardaki 200 kiloluk sumo güreşçisi gibi kadınlar bana çok güzel geliyor. </p>
<p>Anneniz görünce ne dedi?</p>
<p>Annem beni hep destekler. “İyi yapmışsın” dedi. Geçen hafta gittiğim sergiden Kamer’in bir tablosunu daha aldım. Onu nereye koyacağım bilmiyorum (gülüyor).</p>
<p>Var mıdır hayatınızda başka çılgınlıklar?..</p>
<p>Daha yeni başladım. Asıl babamda varmış. 1964’de Belçika’ya gitmiş. Herkes “Dönelim” derken orada ilk Türk kahvesini açmış. Maneviyatı çok yüksekmiş. Yemeyi, yedirmeyi çok severmiş. Çok kişiye yardımı olmuş. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/sumo-gibi-kadinlar-bana-guzel-geliyor-2607.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşlanmayı durdurmak artık mümkün</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/yaslanmayi-durdurmak-artik-mumkun-2605.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/yaslanmayi-durdurmak-artik-mumkun-2605.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 08:21:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlanmayı durdurmak artık mümkün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2605</guid>
		<description><![CDATA[Botoksu dilimizden düşürmediğimiz bir dönem yaşıyoruz. Son dönemdeki girişimlerin en yaygını olan botoks, kolay uygulanması sayesinde estetiğin tamamlayıcısı olan enjeksiyon sistemi. Botoks, alın ve göz kenarındaki çizgileri azaltma, göz çevresindeki ‘kaz ayağı’nı ortadan kaldırma, alın ortasındaki çatık kaşı yok etme gibi özellikleriyle biliniyor. Ancak Medikal Estetik Uzmanı Dr. Mustafa Karataş vücudun farklı bölgelerine de uygulamalar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Botoksu dilimizden düşürmediğimiz bir dönem yaşıyoruz. Son dönemdeki girişimlerin en yaygını olan botoks, kolay uygulanması sayesinde estetiğin tamamlayıcısı olan enjeksiyon sistemi. Botoks, alın ve göz kenarındaki çizgileri azaltma, göz çevresindeki ‘kaz ayağı’nı ortadan kaldırma, alın ortasındaki çatık kaşı yok etme gibi özellikleriyle biliniyor. Ancak Medikal Estetik Uzmanı Dr. Mustafa Karataş vücudun farklı bölgelerine de uygulamalar yaptıklarını ve başarılı sonuçlar aldıklarını söylüyor.</p>
<p>Şiş yüz ve dudakların sorumlusu Botoks mu?</p>
<p>Botoks, kullanıldığı yerlerde şişme yapmaz. Aksine kasın üzerindeki cildi germe özelliğine sahiptir. Bir kası hareket ettirmek için beyinden emir gelir. Sonra oluşan bir sinyal proteinin gidip kası uyarması ile hareket başlar. Sinyal proteini, anahtardır. Anahtar, kasın üzerindeki kilide oturur ve kapı açılır, yani hareket gerçekleşir.</p>
<p>Botoks uygulamasında ‘botillunim toksin Type A’ denilen molekül, kasa enjekte edilir. Bu noktada o kasın üzerindeki kilit kapanır. Yani uyarı gelse de kilit kapalı olduğu için hareket gerçekleşmez. Bu en çok 120-180 gün sürer. Hareketi azalan ve açılan kasların üzerini örten cilt, buna bağlı olarak gerilir ve çizgiler azaltılır.</p>
<p>Botoks yuvarlak yüzü inceltir değil mi?</p>
<p>Yuvarlak yüzlü kadınlar bunu istiyor: Daha ince, köşeli, daha yuvarlak ve çıkık bir çene. Ama mucize beklememeli. Yüzünüzde sarkma ve yağ kitlesi fazla ise, azaltılan kas hacminin faydası olmaz. Bu arada aklınıza çene ve çiğneme kaslarının hareketsiz kalması yüzünden “Çiğneme ve yutma nasıl olacak diye?” diye düşünmeyin.<br />
Çünkü verilen dozlar son derece düşük, sorun oluşmuyor. Son dönemlerde erkekler de botoks’u kullanıyor. Köşeli yüz, geniş çene ve hafif çökük yanaklar yüzü sert hatlı yapıyor. Bu da erkeklerin hoşuna gidiyor. </p>
<p>Bacak estetiğinde botoks nasıl kullanılıyor?</p>
<p>Bazı kadınlar, ne kadar zayıflarsa zayıflasın, kalın baldırdan şikayetçi. Üstelik bazısı cerrahi müdahale istemiyor. Hasta, özellikle topuklu ayakkabı giydiğinde daha çok şikayet ediyor.<br />
Çünkü kasları topuklu ayakkabıyla daha kaslı, dolayısıyla şiş duruyor. Bu kaslara düşük doz Botoks uygulanarak bacaklara ince silüet kazandırılabilir. Etkisi 120-180 günde geçer. Burada sözünü ettiğimiz yağ fazlalığı ve selülit değil. Normalden büyük ve kalın baldırlar.</p>
<p>Botoksun koltuk altı ve ayakta terlemeyi azalttığı doğru mu?</p>
<p>El, ayak, koltuk altı gibi bölgelerde gözlenen aşırı terlemede Botoks sık kullanılıyor. Ama teknik, daha değişik. Burada kaslarla ilgilenmiyoruz, ter bezlerine gelen aşırı uyarıyı azaltıyoruz. Enjeksiyon bu kez cilt altına uygulanıyor.</p>
<p>“Kalıcı dolgunun yan etkisi var”</p>
<p>Gelelim dolguya. Çok farklı alanlarda kullanılıyor artık.</p>
<p>Hyalüranik asit dolgunun kullanım alanı çok genişledi. Bence önemli olan, kocaman yanaklar ve şiş dudaklar olmadan yüz ovalini daha iyi göstermek. Hyalüranik asit uygulamaları yeni yeni vücutta da kullanılıyor. Özellikle liposuction sonrası çökmeleri ve dalgalanmaları azaltmak, yaşla kaybedilen kalça hacmini yerine getirmek için doğru yöntem.</p>
<p>Bir önemli nokta daha: Bunlar, pratik ama geçici çözümler. Doğru dolgu ve doğru uygulama ile sonuçlardan mutlu olabilirsiniz ama ömür boyu kalan ya da 5 yıllık kalıcı dolgularla işlem yaptırmamak gerekir. Bu dolgular, yan etkileriyle tehlikelidir. Yüze ya da vücuda uygulanan molekülün, hyalüranik asit olmasına da ayrıca dikkat edilmeli. </p>
<p>Dolgu materyalleri ile burna da şekil vermek mümkün mü?</p>
<p>Doğru. Burun ameliyatı geçirmek istemeyenler veya ameliyattan sonra ihtiyaç duyulabilecek ufak rötuşlar için dolgu materyalleri kullanılıyor. Böylece burun şeklinde ufak değişiklikler sağlanabiliyor.<br />
Dolgu materyalleri, burun sırtındaki kimi düzensizlikleri kamufle etmeye, kemer yapısının gizlenmesine ve burnun daha kalkık algılanmasına da yarıyor. </p>
<p>“Yaşlanmayı durdurmak artık mümkün”</p>
<p>New Thermage CPT diye bir şeyden söz ediliyor. Nedir bu?</p>
<p>Cerrahi facelift’e alternatif olarak tercih ediliyor. Bu yöntem yüz, göz kapağı, boyun, karın, bacak, el ve kol gibi bölgelerdeki sarkmaya karşı etkili. Tedavinin görevi yaşlanma sürecini durdurmak, doğal yaşlanmaya bağlı olarak genç görünümü yıllarca korumak&#8230;</p>
<p>Yıllar önce uygulaması başlayan botoks ile alın ve göz çevresi gerginleşti. Ne var ki göz kapağı çizgileri ve ciltteki sıkılık kaybı artan hastamız, bize “Beşinci botoks’um ama eskisi gibi olmuyor” dediğinde anladık ki bir ayrıntıyı atlamışız.</p>
<p>Nasıl yani?..</p>
<p>‘Beş ya da altınca botoks’ yaklaşık 3 yıllık bir zaman dilimi demek. O sürede, tam zıt görüntüde duran göz kapakları botoks ile açılan çizgilerin ortasına oturmuş oluyor. Ancak sağlıklı görünen bir göz kapağı ile botoks mükemmel uyum gösterebilir.</p>
<p>New Thermage Eye cerrahisiz olarak üst göz kapağındaki yığılmayı azaltıyor, cildi iyileştiriyor. Tek seanslık uygulama sonrası hasta iyileşmeyi “Eyeliner’ım dağılmıyor” diye tarif ediyor. Daha ileri yaş grubu ise “Göz kapaklarımdaki ağırlık azaldı” diye yorumluyor. Bu uygulama yapılması gerekenler listesinin en başında olmayı hak ediyor. New Thermage CPT ile yüz ovali, orta yüz ve çene altında meydana gelen iyiliği şöyle tarif edeyim:<br />
Oturur pozisyondan sırt üstü yatar pozisyona geçin, elinize ayna alıp bakın. İşte bu. Ama tabii ki sıkılaşma ve toparlama konusunda hastanın beklentisi sınırlı tutulmalı. Sonuçta yapılan işlem, yüz germe operasyonu değil, ondan bir önceki adım. </p>
<p>Hollywood yıldızlarının tercihi de New Thermage CPT imiş&#8230;</p>
<p>Birçok ünlü isim tarafından tercih ediliyor. Madonna, Demi Moore, Katie Holmes, Nicole Kidman, Penelope Cruz, Sarah Jessica Parker, Mel Gibson, Michelle Pfeiffer, Lindsay Lohan, Kate Winslet, Kim Kardashian, Linda Evangelista, Naomi Campbell bunu kullanan isimlerden birkaçı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/yaslanmayi-durdurmak-artik-mumkun-2605.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>suc ve cocuk</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/suc-ve-cocuk-2602.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/suc-ve-cocuk-2602.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 19:54:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[suc ve cocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2602</guid>
		<description><![CDATA[Suça Meyilli Çocuklar Nasıl Yetişiyor? Günümüz koşullarına baktığımızda çocuk yetiştirmek gerçekten zor bir sanata döndü. Özellikle suça meyil gösterme daha doğrusu suçlu çocuklar yetiştirmek artık daha da kolaylaştı. Basında, medya da görülen çocuk katiller, kapkaççı çocuklar yada dile bile getirilmek istenmeyen suçları iştirak eden çocuklar.. Aslında baktığınızda bir kısmı evlerini terk etmiş sokak çocukları. Ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Suça Meyilli Çocuklar Nasıl Yetişiyor?<br />
Günümüz koşullarına baktığımızda çocuk yetiştirmek gerçekten zor bir sanata döndü. Özellikle suça meyil gösterme daha doğrusu suçlu çocuklar yetiştirmek artık daha da kolaylaştı.</p>
<p>Basında, medya da görülen çocuk katiller, kapkaççı çocuklar yada dile bile getirilmek istenmeyen suçları iştirak eden çocuklar.. Aslında baktığınızda bir kısmı evlerini terk etmiş sokak çocukları. Ancak en vahimi ise anne ve babaları olan aile kurumunda yetişen çocuklarda da bunları görmemiz.</p>
<p>Peki ama nasıl oluyor da dışardan baktığınızda hiçbir sorun görünmeyen ailelerden suça meyil potansiyeli olan çocuklar yetişiyor. Bunları birkaç başlıkta toplamak mümkün.</p>
<p>1.  Boşanmış yada parçalanmış aile çocukları.. En vahim grup budur. Anne ve baba birbirinden ayrılmıştır ama çocuğundan da boşanmıştır. Anne ve babanın çocuğu için uzlaşma sağlayamaması çocukta öfkeye neden olabilir. İstenmediğini yada red edildiğini düşünen çocuk öfkesini farklı yönlere kanalize edemez ve suça yönelir. Öfkesini şiddetle yada zarar verici davranışlarla ifade etmeye çalışır. Bu nedenle boşanmak çocuğa zarar verdiği sürece elbette ki en doğru karardır. Eşinizden ayrılın ama çocuğunuzdan boşanmayın..</p>
<p>2.  Aynı evde ama birbirinden çok uzakta olan aile bireylerinde yetişen çocuklar. Evde anne, baba ve kardeşler vardır. Bedenen herkes birbirine yakındır. Ancak duygusal etkileşim olarak aralarında kilometrelerce uzaklık vardır. Akşam eve gelen aile bireylerinden baba kendi odasında çalışma masasına gömülmüştür, anne ise sürekli temizlik yapmakta, ağbi internette abla ise sürekli mesajlaşmaktadır. Bu durumda duygusal açlık duyan çocuk bu açlığını farklı yerlerde kapatmaya çalışır. Art niyetli insanlara çabuk kanma, cinselliğe fazla takılma olası sorunlardır. Her akşam mutlaka en az 30 dakikalık aile paylaşım saati uygulaması yapın..</p>
<p>3.  Çocuktur geçer deyip her şeyine müsamaa gösterilen çocuklar. Doyumsuz çocuklar yetiştirmekte suça yöneltir. Her istediğine evet denilen, fazla özgürlük tanınan çocuk kontrolden çıktığı zaman ( genelde ergenlikte ) birden bire ebeveynin hayırlarının artması kızgınlığa neden olur. Engellenmeye alışmamış çocuk isteklerini kontrol edememekte ve elde etmek için her yolu mübah görmektedir. Hırsızlık yapmak ya bir yerlerden para bulmak onun için isteğine ulaşmakta bir yol olabilir. Bu yüzden çocuğunuza sınırlarını öğretin ve gerekli yerlerde hayır kelimesini kullanın.</p>
<p>4. Fazla eleştiriye, alaya yada dışlanmaya maruz kalan çocuklar.  Bu çocuklar ebeveynleri tarafından ya da öğretmenleri tarafından sürekli eleştirilmekte, beğenilmemekte, kıyaslanmakta, dışlanmakta ve bazen de fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Benlik algısı iyice aşağılanan çocuk kendi içinde var olmak için arayışlara girer. Beğenilmek ve kabul görmek için her şeyi kabul eder. Çete üyesi olmak benliğine değer katar. Ve güçlü olmayı sıra dışı yanlış yerlerde arar. Bu nedenle çocuğunuza değer verin, övün ve benliğinin sağlıklı gelişmesi için gerekli ilgiyi gösterin.</p>
<p>5.  Çocuğun etrafında model alabileceği yanlış örneklerin olması. Çocuğun etrafında uyuşturucu kullanan bir yetişkinin olması, silahını temizleyen bir baba ya da yaptığı olumsuz davranışlarla övünen amca çocuğa suç modeli olabilir. Çocuk zararsız olarak gördüğü bu davranışları normalleştirerek kendine kazandırır. Silahla birine ateş etmenin güç unsuru olduğunu ya da kavga edildiğinde yumruklaşmanın doğal bir süreç olduğunu düşünür. Bu nedenle çocuğunuza model olurken ya da yakınındaki modellere dikkat edin. Uyarın, düzeltmeye çalışın ve açıkça çocuğunuza bunların yanlış olduğunu anlatın.</p>
<p>6.  Çocuğun yapısı yada karakterinden. DNA’lar tüm canlıların karakterinin oluşmasını sağlayan gizli şifreleri saklar. Tıp dünyasının hala çözemediği bu şifreler bizim suça meyil gösterip göstermememizde de etkilidir. Genetik geçiş diye de bilinen bu durum birinci, ikinci belki de beşinci kuşağımızın şifrelerini taşımaktadır. Bu nedenle annenin, babanın ya da akrabalarda suç işleyen ya da meyilli kişilerin olması da çocuğun suça yönelmesinde itici bir güç olabilir. Soy ağacınızı iyice tanımalı çocuğunuzu bunlara göre değerlendirip gözlemlemelisiniz.</p>
<p>Çocuklarımıza değer vermeli, ona verdiklerimizi gözden geçirerek hatalarımızı düzeltmeliyiz. Sağlıklı bir nesil yetiştirmek için çocuklarımızı doğru yönlendirmeliyiz. Toplumun refahı ve sosyal bilincin atması dileğiyle…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/suc-ve-cocuk-2602.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Somon ve güzellik</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/somon-ve-guzellik-2600.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/somon-ve-guzellik-2600.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 19:52:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Somon ve güzellik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2600</guid>
		<description><![CDATA[Rusların Gençlik Sırrı Havyar yani &#8220;balık yumurtası&#8221;, eski çağlardan bu yana biliniyor. Cildi yenileyerek tamir edebilme özelliği olan havyar, gençlik ifadesini geri kazandırıyor. Onu keşfeden kadınlara göre &#8220;denizin mücevheri&#8221;. Çünkü içeriğindeki gizli vitamin ve mineraller yüksek etkili. Dr. Beyhan Arıkan, havyardaki gençlik gücünü anlatıyor. Deniz otları, deniz sazı proteini, doğal yosun özleri ve balık yumurtası…. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Rusların Gençlik Sırrı<br />
Havyar yani  &#8220;balık yumurtası&#8221;,  eski çağlardan bu yana biliniyor.</p>
<p>Cildi yenileyerek tamir edebilme özelliği olan havyar, gençlik ifadesini  geri kazandırıyor. Onu keşfeden kadınlara göre &#8220;denizin mücevheri&#8221;. Çünkü içeriğindeki gizli vitamin ve mineraller yüksek etkili. Dr. Beyhan Arıkan, havyardaki gençlik gücünü anlatıyor. </p>
<p>Deniz otları, deniz sazı proteini, doğal yosun özleri ve balık yumurtası…. Derin sularda gençliği geri getirme formülleri bulunuyor. Siz yeter ki kendinizi enerjik hissedin ve bu konularla ilgili olun. Gayet pırıltılı bir görüntü veren ve sizi diri gösteren bir ten için, size denizden elde edilen bazı ürünlerin ektreleriyle yapılan uygulamalardan söz edeceğim.</p>
<p>Deniz otları, doğal yosun özleri ve balık yumurtası.. Daha onlarcasını sayabilirim. Kozmetikte uzun zamandır doğanın deniz elementleri devrede…. Derin sulardaki bu elementlerden  elde edilen bir çok ürün,  hasar gören cildin iyileşmesi ve arındırılması  için çok önemli. Deniz ürünlerinde  bulunan  özel  minerallerde yaşlanmamanın sırrı yatıyor.</p>
<p>Rusların gençlik sırrı</p>
<p>Dikkat çeken deniz ürünlerinden biri havyar.  Denizin diplerinden elde edilen pek çok  ürün cilde etkili kremlere malzeme oldu. Havyar  eski çağlardan bu yana biliniyor. Cildi yenileyerek tamir edebilme özelliği olan bu küçük tanecikli siyah gıda, gençlik ifadesini  geri kazandırıyor. Gece kullanmak için üretilen havyar özlü kremler uykuda cildi doldurarak, tamir edebilme etkisi taşıyor.  Onu keşfeden kadınlara göre &#8220;denizin mücevheri&#8221;. Çünkü içeriğindeki gizli vitamin ve mineraller, yüksek etkili. Kürlerinin uzun süren bir etkisi var. Havyar ektresi cilde maske olarak sürülüyor.   Belli aralıklarla yapılan  bu  havyarlı özel maske kullanıldığında hücreleri onarıyor, cildi yeniden yapılandırıyor. Tende yenileme ve onarım için bir çok etken madde barındıran havyar, cilt hücrelerini harekete geçiriyor. Hücre yenilenmesini destekleyerek yüz dokusunun elastikiyetini artırıyor ve deriye hayat veriyor. Bir çok etkisi var: Cilt lekelerinin görünümünü azaltıyor ve  tazelik, güzellik kazandırıyor.  Sarkmış doku gözle görülür biçimde gerginleşiyor. Kuru bölgeler ipeksi, nemlenmiş  ve yenilenmiş yapısına kavuşuyor.</p>
<p>Havyarı sık tüketen Rusların gençliklerini  uzun zaman sürdürdükleri  yapılan araştırmalarla ortaya çıktı.  Güzelliğini  hiç kaybetmeyen ve genç kalmayı  başaran Angelina Jolie’nin sırrı da havyarda… Sanatçının,  havyarlı kremleri kullandığı biliniyor.</p>
<p>Havyar ektresi maskesi </p>
<p>Havyar ektresi ile yapılan maskenin getirdiği değişimi 5 veya 6 haftadan sonra pratikte gözleyebilirsiniz. Bu maske yüz, boyun ve dekolte bölgesine ince tabaka halinde sürülüyor.</p>
<p>&#8220;Saf hayvar&#8221; içeren havyar   kapsülleri iyice parçalanıp, masajla tatbikatı yapılıyor. Yeteri kadar betletildikten sonra  temizleniyor. 10 gün aralıklarla 5 kez bu  madde uygulanıyor. Hassas ciltler de dahil her cilt tipine, kırışıklıklardan kurtulmak isteyen ve erken yaşlanan ciltlerde kullanılıyor. Yorgun, gevşek, zayıflama ve stres gibi iç ve dış etkenlere  maruz kalan ciltlerde iyi sonuç veriyor. Tenin tonunu, elastikiyetini ve bütünlüğünü iyileştiriyor.</p>
<p>Havyarın bir çok farklı ürünleri var. Maske olarak  uygulanan türü esneklik ve gerginlik kazandırarak gençleştiriyor. Dokuyu sıkılaştıran, mükemmel bir yapı kazandıran taneciklerinin etki sağlaması için 5 aşamalı uygulama gerekli. Bunuh dışında havyar özü içeren onlarca krem ve ürün var. Ancak  hem ürün seçerken hem de kür yaptırırken  yalnızca cilt bakım uzmanlarının önerisi ve tatbiki ile  kullanılmalı. (Bizler de Natura Lazer olarak merkezimizde bu uygulamayı  gerçekleştiriyoruz. )</p>
<p>Somon ve güzellik</p>
<p>Denizin mükemmel güzelliğe etkisi bunlarla sınırlı değil. Balıkların hepsi bünye için çok faydalı.  Ama  Somon aynı zamanda güzellik kaynağı. Somon balığı sütünden elde edilen  somon DNA’sı ile cilt yenileniyor. Yıpranan ve kuruyan ciltleri tedavi eden bu yöntem,  göz çevresinde kırışıklıkların meydana gelmesini engelliyor.  Bu arada beslenmede  de denizin sırlarını bilmek ve sofralardan da eksik etmemek lazım.</p>
<p>Genç kalma yöntemlerinden söz edince hemen kadınlara vurgu yapıyoruz. Fakat bu yöntemleri beyler de uygulayabilir. Sitemiz www.naturalazer.com’u ziyaret etmeniz, güzelliğe  giden farklı yollar hakkında size fikir verecektir.   0216 385 36 82  no’lu  telefonumuz vasıtasıyla sorularınıza yanıt isteyebilirsiniz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/somon-ve-guzellik-2600.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Disleksili çocuk,</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/disleksili-cocuk-2598.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/disleksili-cocuk-2598.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2011 19:51:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[Disleksili çocuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2598</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğum Ters Yazıyor Okullar açıldı. Mini mini birler okuma yazmayla tanışmaya başladı. Düz çizgi, yan çizgi, tarağa benzeyen E ler.. Kimi çocuklar oldukça keyifli ve rahat bir şekilde bu süreci yaşarken kimi çocuklar içinse bu durum kabusa dönmektedir. 3 yazmak ister ama yönünü tutturamaz. “ Ela” kelimesini ısrarla “Eal” olarak yazar. Ya çok büyük yazar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğum Ters Yazıyor<br />
Okullar açıldı. Mini mini birler okuma yazmayla tanışmaya başladı. Düz çizgi, yan çizgi, tarağa benzeyen E ler.. Kimi çocuklar oldukça keyifli ve rahat bir şekilde bu süreci yaşarken kimi çocuklar içinse bu durum kabusa dönmektedir. 3 yazmak ister ama yönünü tutturamaz. “ Ela” kelimesini ısrarla “Eal” olarak yazar. Ya çok büyük yazar yada çok küçük.. Ya çok bastırır yada görünür görünmez bir çizim vardır. Sağını solunu karıştırır. Dün yaşadıklarını yarın ile ifade eder. Bu durum hem ebeveyni hem de öğretmeni şaşırtır. Çünkü çocuk normal zekadadır. Her şey normaldir. Ama yaptığı hatalar kimsenin anlamlandıramadığı çözülebilir basit sorunlardır. İyi ama sorun nedir?</p>
<p>Yukarıda anlatılan tabloyu yaşayan maalesef birçok aile var. Sınıflar ilerledikçe sorunun geçeceğine ya da çocuğunun şımarık ve vurdumduymazlığından kaynaklandığını düşünür. Oysa bu durum “Disleksi” adını verdiğimiz sorunun sinyalleri olabilir.</p>
<p>Disleksi, konuşma, okuma, yazma, dinleme, muhakeme becerilerinin gelişimini engelleyen bir öğrenme bozukluğudur. Bu sorunun zekanın düşük olması ile ilgisi yoktur. Hatta bazen yüksek zekalı çocuklarda da görülebilir. Bir rivayete göre ünlü Mona Lisa  resminin yaratıcısı Leonardo da Vinci’nin kendi el yazısı ile yazdığı defterleri bulunmuş. Ancak kimse ne yazdığını okuyamamış. Tesadüfen aynaya tuttuklarında tüm yazıların tersten yazıldığını görmüşler. Yani Leonardo da Vinci de bir disleksiliymiş. Aslında disleksisi olan çocuğun mutlaka kuvvetli ve üstün bir yeteneği olabiliyor. Ancak önemli olan bu yetenekleri fark etmek ve geliştirmek…</p>
<p>Disleksili çocuk,</p>
<p>•    b,d,p yi karıştırır. 6-9 yada 12-21 arasında ayrım yapmakta zorlanır</p>
<p>•    Okurken heceleri birleştirmekte zorlanır ya da harfleri atlayarak, ekleyerek okur.</p>
<p>•    Yazı yazarken sıkıntı yaşar. Aşırı büyük ya da küçük yazarken kalemi aşırı bastırabileceği gibi zayıf çizimleri de görülebilir.</p>
<p>•    Yönleri karıştırır. “Masanın üstündekini getirir misin?” dediğinizde masanın altındakini getirebilir.</p>
<p>•    Zaman kavramlarını karıştırır. Bugün olanları yarın olacakmış gibi anlatabilir.</p>
<p>•    Kelimeleri anlamakta, yazılı metinleri yorumlamakta zorlanır.</p>
<p>•    Sakarlıklar, dikkatsiz davranışlar gösterir.</p>
<p>•    El becerilerinde yeterlilik gösteremeyebilir.</p>
<p>Eğer bu bahsettiğimiz sorunlar yoğun şekilde görülüyorsa mutlaka bir uzman desteği almanız gerekir. Bu bir çocuk psikiyatr olması teşhisin daha doğru konulmasını sağlar.<br />
Bu soruna yönelik,</p>
<p>•    Evinizde sağ-sol, yukarı-aşağı gibi yön kavramlarına yönelik oyunlar oynamaya çalışın. Ve bu kavramları vurgulayan cümlelerle çocuğunuzu yönlendirin. Örneğin “ Ayşe vazonun sağındaki bardağı getirir misin?” gibi..</p>
<p>•    Oyuncakçı ya da eğitim araç gereçleri satan bir yerden “Tangram” alın. Çocuğunuzla bu oyunu bol bol oynayın. Her doğru yaptığı şekil için mutlaka ödüllendirin.</p>
<p>•    Bol bol tekerlemeleri söyletmeye çalışın. “Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi..”</p>
<p>•    Mutlaka duvar takviminiz olsun. Her günü kırmızı kalemle işaretlemek çocuğunuzun görevi olsun. Bu durumu keyifli hale getirmek ve çocuğunuzun öğrenmeye karşı isteklenmesi için belli bir günü sürpriz günü olarak işaretleyin. İşaretlediğiniz gün lunaparka gidilebilir ya da eğlenceli bir etkinlik yapabilirsiniz. O güne kadar ki günleri işaretlemesini istemeniz dün-bugün-önce-sonra gibi kavramların pekişmesini sağlayacaktır.</p>
<p>•    El becerilerini geliştirmek için egzersizler yapın. Marketten aldığınız poşetleri taşımak, ip çekme oyunu oynamak gibi..</p>
<p>•    Yapabildiklerini vurgulayın. Sürekli eleştirmekten kaçının.</p>
<p>•    Farklı yeteneklerini gözlemlemeye çalışın. Tarafsızca, objektif olarak zevkle isteyerek yaptığı becerileri gözlemleyin. Farklılıklarını fark etmeye çalışın. Üstün yeteneklerinin üzerine gidin geliştirmesine fırsat verin.</p>
<p>Unutmayın ki bu sorunun üstesinden aile – okul – uzman işbirliği içinde yapılacak eğitsel ve gerekli ise tıbbi destek ile gelebilirsiniz.<br />
İyi dileklerimle,</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/disleksili-cocuk-2598.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2 duble rakıya 2 yıl hapis cezası geliyor</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/2-duble-rakiya-2-yil-hapis-cezasi-geliyor-2595.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/2-duble-rakiya-2-yil-hapis-cezasi-geliyor-2595.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Feb 2011 08:31:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[2 duble rakıya 2 yıl hapis cezası geliyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2595</guid>
		<description><![CDATA[2 duble rakıya 2 yıl hapis cezası geliyor Alkol alarak araç kullananlar, 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacaklar.Güncelleme:20 Şubat 2011 09:53 Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, Karayolu Trafik Kanunu’nda yapılması istenen değişikliklere ilişkin taslağı yasalaşırsa, 1.00 promil (yaklaşık 2 duble rakı) ve üzerinde alkol alarak araç kullananlar, “Başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdükleri” gerekçesiyle 2 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2 duble rakıya 2 yıl hapis cezası geliyor<br />
Alkol alarak araç kullananlar, 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacaklar.Güncelleme:20 Şubat 2011 09:53<br />
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, Karayolu Trafik Kanunu’nda yapılması istenen değişikliklere ilişkin taslağı yasalaşırsa, 1.00 promil (yaklaşık 2 duble rakı) ve üzerinde alkol alarak araç kullananlar, “Başkalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdükleri” gerekçesiyle 2 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacaklar.</p>
<p>Müdürlük, taslağı Başbakanlığa gönderdi. Emniyet’ten dün yapılan yazılı açıklamaya göre, sürücülerin, 0.50 promilin üzerinde alkol alarak karayolunda araç kullanamayacakları kuralı ve uygulamadaki cezalar aynen korundu. Açıklamada, hapis cezasının, Türk Ceza Kanunu’nun 179’uncu maddesinde düzenlenen, “Trafik güvenliğini alkol etkisinde tehlikeye sokma suçu”nun oluşmasına yönelik aranan somut tehlikeye belirginlik getirdiği belirtildi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/2-duble-rakiya-2-yil-hapis-cezasi-geliyor-2595.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İran&#8217;ın savaş gemileri Akdeniz&#8217;de</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/iranin-savas-gemileri-akdenizde-2593.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/iranin-savas-gemileri-akdenizde-2593.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Feb 2011 08:30:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İran'ın savaş gemileri Akdeniz'de]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2593</guid>
		<description><![CDATA[İran&#8217;ın savaş gemileri Akdeniz&#8217;de İran&#8217;da Arapça yayın yapan kanalı El Elam televizyonunun haberine göre, İran&#8217;ın, güzergahı Suriye olan iki savaş gemisi Süveyş Kanalı&#8217;ndan, Akdeniz’e geçti.Güncelleme:20 Şubat 2011 10:11 İsrail&#8217;in &#8216;provokasyon&#8221; olduğunu ileri sürdüğü İran gemilerinin Süveyş&#8217;ten geçişi planıyla ilgili İranlı yetkililer, taleplerinin uluslararası düzenlemelere uygun olduğunda ısrar ederek, gemilerin tatbikat için Suriye&#8217;ye gideceğini açıklamıştı. Süveyş&#8217;ten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İran&#8217;ın savaş gemileri Akdeniz&#8217;de<br />
İran&#8217;da Arapça yayın yapan kanalı El Elam televizyonunun haberine göre, İran&#8217;ın, güzergahı Suriye olan iki savaş gemisi Süveyş Kanalı&#8217;ndan, Akdeniz’e geçti.Güncelleme:20 Şubat 2011 10:11<br />
İsrail&#8217;in &#8216;provokasyon&#8221; olduğunu ileri sürdüğü İran gemilerinin Süveyş&#8217;ten geçişi planıyla ilgili İranlı yetkililer, taleplerinin uluslararası düzenlemelere uygun olduğunda ısrar ederek, gemilerin tatbikat için Suriye&#8217;ye gideceğini açıklamıştı.</p>
<p>Süveyş&#8217;ten geçmeleri durumunda gemiler, 1979&#8242;daki &#8220;İslam Devrimi&#8221;nden bu yana kanaldan geçiş yapan İran&#8217;a ait ilk savaş gemileri olacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/iranin-savas-gemileri-akdenizde-2593.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk kez mezarda gördüm</title>
		<link>http://www.chatlax.net/blog/ilk-kez-mezarda-gordum-2591.html</link>
		<comments>http://www.chatlax.net/blog/ilk-kez-mezarda-gordum-2591.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Feb 2011 08:29:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[İlk kez mezarda gördüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlax.net/blog/?p=2591</guid>
		<description><![CDATA[Vedat bana hiç başka birinden bahsetmedi Ölümünden 43 yıl sonra mezarı, Refika Başkır’ın açtığı babalık davası nedeniyle açılan Vedat Eczacıbaşı’nın eşi Gülçin Eczacıbaşı, “Vedat bana böyle bir olaydan hiç bahsetmedi” dedi.Güncelleme:20 Şubat 2011 10:12 İddiadan davayla haberi olduğunu belirten Gülçin Eczacıbaşı, eşinin kendisiyle evliyken başka ilişkisi olmadığını savundu. Vedat Eczacıbaşı ile 8 yıl süren evliliğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vedat bana hiç başka birinden bahsetmedi<br />
Ölümünden 43 yıl sonra mezarı, Refika Başkır’ın açtığı babalık davası nedeniyle açılan Vedat Eczacıbaşı’nın eşi Gülçin Eczacıbaşı, “Vedat bana böyle bir olaydan hiç bahsetmedi” dedi.Güncelleme:20 Şubat 2011 10:12<br />
İddiadan davayla haberi olduğunu belirten Gülçin Eczacıbaşı, eşinin kendisiyle evliyken başka ilişkisi olmadığını savundu.</p>
<p>Vedat Eczacıbaşı ile 8 yıl süren evliliğini kimsenin gölgelememesini isteyen Gülçin Eczacıbaşı, babalık davası açan Refika Başkır’ın (55) “Efsanevi aşk Vedat Eczacıbaşı’nın ölümüne kadar devam etmiş” sözlerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Hürriyet&#8217;ten Murat Kazancı&#8217;nın haberine göre;Vedat Eczacıbaşı’nın yaşamına son verdiği 1961’e kadar geçen 8 senelik evlilikleri için kimsenin böyle konuşmaya hakkı olmadığını belirten Gülçin Eczacıbaşı, şunları söyledi: “Bu kadar mesut bir ilişkiye atfedilmeye çalışılan iddialar yanlıştır. Son nefesine kadar Amerikan Hastanesi’nde yanı başında bulunduğum merhum eşim Vedat Eczacıbaşı ile ilgili bu gerçek dışı iddiaları kabul etmem mümkün değildir.</p>
<p>Birbirimize âşıktık<br />
Vedat’ı çok sevdim. Ona aşıktım. O da bana aşıktı. Bu süreçte başkasıyla ilişkisi mümkün değil. Temeli büyük bir aşkla atılan evliliğimiz sevgi, saygı ve bağlılıkla, eşimin ölümüne kadar devam etti. Sekiz yıl süren evliliğimizden bugün son derece gurur duyduğum iki kız çocuğum dünyaya geldi. </p>
<p>DNA testini bekliyoruz<br />
Refika Başkır’ı Pazartesi günü mezar açılırken ilk kez gördüm. Otomobilden çıkmadım. Onunla karşılaşmak istemedim. Vedat’ın benden önce bir hayatı da vardı genç adam, benden önce başka biriyle ilişkisi elbette olabilir. DNA testi ile baba-kız olup olmadıkları ortaya çıkacak.” Refika Başkır (55), “Vedat Eczacıbaşı benim babamdır” iddiasıyla 2004’te, Şişli Aile Mahkemesi’nde babalık davası açmıştı. </p>
<p>İlk kez mezarda gördüm<br />
Vedat Eczacıbaşı’nın eşi Gülçin Eczacıbaşı, babalık davası açan Refika Başkır’ı, ilk kez mezar açılırken gördüğünü söyledi. Eczacıbaşı bu işlem sırasında otomobilinden hiç çıkmamış.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlax.net/blog/ilk-kez-mezarda-gordum-2591.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

