Archive for the ‘kisa siirler’ Category

beklerim seni…

sevgim karşılıksız olsada bile
sevgilim ümitle beklerim seni
zamanla ümitler döse hayale
sevgilim hayalle beklerim seni

bir gün olsun bana dönmesen bile
aşkıma karşılık vermesen bile
sevgime layık olmasan bile
yinede sevgimle beklerim seni

yollara bakarsan gözüm kör olsa
bütün hayallerim sarasa solsa
adımın önüne dertlide konsa
yinede sevgimle beklerim seni

bir gün bana sevgilin öldü deseler
ölmeden aşkına güldü deseler
sahipsiz bir mezar oldu deseler
yinede mahşerde beklerim seni

ask siirleri

Anlattıkça kış vuruyor satırlarımaAnlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorumDuyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak….

Aşk benim hiç Senim olmamış
Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…

kisa siir

ben hayatı pek çok kişiden daha kısa yaşadım…
gelişinle kutladım ilk doğum günümü ve
gidişinle kapadım gözlerimi hayata.
sen gelmeden önce sevmek nedir bilmeyen
yaşadığını zanneden bir ölüyken zavallı
şimdi sen gittikten sonra da kaybettiklerime yanıyorum.
gidişine kızmıyorum kimseyi suçlamayı sevmem bilirsin.
sadece… çalıntı hayatıma tutunmama tek sebep
başımı yastığa koyduğumda yaşıyor taklidini bırakmama engel olan
o çok sevdiğim “sen”li rüyalarıma soruyorum…
rüyalarımda seni görmek için uyuduğum
tekrar uyumak için uyandığım bir ömür nasıl geçer ?
sensiz nasıl geçer bu ömür ?

Read more: http://www.genckizlar.net/ask-acisi-cekenler-yalnizlar-rihtimi/51358-sensiz-gecer-omur.html#ixzz12byVwyCI

mirc cet islami chat mirc sohbet