Archive for the ‘Kadın’ Category

Hamilelik daha çok hangi kadınları etkiler?

Annelik Estetiği İle Gelen Güzellik
Özellikle 20 ile 39 yaş arasındaki kadınların tercih ettiği annelik estetiği, her geçen yıl daha da tercih edilen bir operasyon oluyor. Amerikan Plastik ve Estetik Cerrahi Topluluğu’na göre, annelik estetiği işlemleri geçen birkaç yıl içerisinde yüzde 11 oranında artış gösterdi ve oran günbegün artıyor. 2009 yılında tüm Amerika Birleşik Devletleri’ndeki doktorlar ülke çapında 325 bin kadın üzerinde annelik estetiği ameliyatı operasyonlarını gerçekleştirdi. Bu rakam, bir önceki yıldan yüzde 11 oranında daha fazla bir artış olduğunu gösteriyor. Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Akın Yücel de, Türkiye’de her geçen gün anne olan kadınların bu operasyonları tercih ettiğinin altını çizdi.

Hiçbir şey anne olmanın verdiği haz ile kıyaslanamaz, ancak hamilelik sonrası vücudun deforme olması ve bazı bölgelerde çeşitli izlerin kalması çoğu zaman annelerin canını sıkabiliyor. Angeline Jolie ya da Michelle Monaghan gibi ünlü isimler bile o inanılmaz fiziklerini anne olduktan sonra bu inanılmaz estetik operasyona borçlular. Plastik ve Estetik Cerrahide artık bir trend haline gelen “mommy makeover” yani “Annelik Estetiği” operasyonları, annelere çocuk sahibi olduktan sonra bile, eskiden sahip oldukları vücutlarını kazanmalarına yardımcı olan bir fırsat niteliğinde… Ve sadece Hollywood’da değil, dünyanın her yerindeki anneler için moda olan estetik operasyonları içeren “Annelik Estetiği” çocuk doğurduktan sonra kendini geri plana atan annelere de yardımcı olan bir operasyon. Dış görünüş olarak, eski estetik ve fit vücudundan uzaklaşan kadınların da yaptırdıkları bu ameliyatlar, “kadın”ın hem kendine güvenini artıyor, hem de evliliklerinde görüntüden kaynaklı sorunları ortadan kaldırıyor. Annelik estetiği ile ilgili her şeyi Plastik ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr Akın Yücel anlattı.

Annelik Estetiği operasyonu nedir?
Annelik estetiği, hamilelik sonrası annelerin vücutlarında meydana gelen deformasyonların minimize edildiği bir estetik operasyondur. Annelik Estetiği göğüs büyütme ya da göğüs kaldırmanın yanı sıra karın germe ve liposuction gibi operasyonları da içermektedir.

Hamilelik sürecinde vücutta en çok etkilenen bölge neresidir?
Hamilelik sürecinde hormonal ve mekanik değişikliklerin en fazla karın bölgesi ve memelerde kendisini göstermektedir. Normalde bir portakal büyüklüğünde olan rahim, bebeğin büyümesi ile birlikte karın duvarını ileriye doğru itmeye başlar ve belki de en geri dönülmez etkisini karın kasları ve onları birbirine bağlayan bağlar üzerinde göstererek bu yapıların birbirinden ayrılmasına ve karın duvarının gevşeyerek dışarı doğru bombeleşmesine neden olur. Bu da vücudun deforme olmasına yol açar.

Hamilelik daha çok hangi kadınları etkiler?
Hamilelik özellikle ince yapılı kadınları etkilemektedir. Çünkü bu tip kadınlarda görülen çıkıntı aslında; deri fazlalığı minimal olmasına rağmen gerginliğini kaybetmiş karın kaslarının, karın içi organları yeterince destekleyememesi ve bu organların dışarı doğru fıtıklaşmasından oluşur.

Faydaları neler?
Her kadının hamilelikten ve doğumdan farklı şekilde etkilenmektedir. Ancak bazı ortak sorunlar hamilelik ile birlikte oluşur. Bunlar; çıkıntılı karın, gevşemiş deri, sarkık göğüs, özellikle karın bölgesinde izler ve çatlaklar ile yağlanma problemleridir. Annelik Estetiği operasyonu ile tüm bu sorunları doğru şekilde yok etme şansı yakalanabilir.

Daha çok hangi yaş gurubu bu operasyonu tercih ediyor?
Günümüzde artık kadınların da profesyonel yaşama girmeleri ile birlikte ocuk sahibi olma yaşı da yükseldi. Artık kadınlar 30 – 40’lı yaşlarda anne oluyor. Üniversite eğitimi ve başarılı bir kariyer sonrası, çocuk sahibi olmak kadınlar için yapılacaklar listesinde sonlarda yer alıyor. Bunun sonucunda tablo ise; deforme olmuş bir vücut, sarkan memeler, şişkin bir mide ve kalçalardaki fazlalıklar olarak beliriyor. Diyet ve egzersizler işe yaramadığından, annelik estetiği daha sıkı ve fit bir vücut için yardımcı olabiliyor. Gevşemiş karınları yok etmek için karın germe ameliyatları, göğüslerde meydana gelen büyüme ve sarkmaları önlemede meme küçültme, dikleştirme ya da büyütme ameliyatları, yağ birikimlerini azaltmak için liposhaping işlemlerini yapıyoruz. Annelik estetiği aslına bakarsanız ilk kez anne olanlar için değil de, özellikle birden fazla doğum yapan kadınlar için daha da gereklidir. Annelik estetiği ameliyatı genellikle bir daha gebelik planlamayan kadınlar tarafından tercih edilmekte. Ancak bu ameliyatı yaptıran bir kadın, daha sonra hamile kaldığında karnında ve göğüslerinde bir miktar gevşeme olur, ancak hiçbir zaman ilk gebelik sonrasındaki gibi deformasyon gelişmez.

Annelik Estetiği hangi operasyonları içeriyor?
Tummy Tuck Karın sıkılaştırma, liposuciton, meme ameliyatından oluşuyor. Tummy Tuck Karın sıkılaştırma; karın bölgesini sıkılaştırırken, deri fazlalıklarından da kurtulunmasına yardımcı olur. Deri fazlalığı çok yok ise ve sadece karın duvarında bombeleşme mevcutsa, endoskopik karın germe işlemi uygulanarak iz bırakmadan karında sıkılaşma da sağlanabilir. Bunun yanında sürekli yapılan egzersizler de bu işleme yardımcı olur. Liposuction, hamilelik sırasında oluşan kilolardan kurtulmak için sağlıklı ve gerekli bir yoldur, Bazen yağ, inatçı bir şekilde vücuda yapışır ve diyetler, egzersizler de buna çare olamaz. Liposuction, bu yağ yığılmalarını ortadan kaldırarak aynı zamanda vücudun doğal şeklini geri kazandırır. Meme ameliyatı da önemli yere sahiptir. Sayıları çok net olmamakla birlikte, yeni doğum yapan hemen her kadın, her ikisini de yaşar. Yaş faktörü ve kişinin derisinin esnekliği, hamilelikte kadınların meme durumlarını etkileyen en önemli unsurlardır. Meme dokusu çıkarılmadan koni şeklinde şekillendirilir ve bollaşan derinin fazla kısımları çıkarılır. Eğer meme dokusunda fazlalık varsa, meme gerektiği kadar küçültülebilir (meme küçültme). Eğer meme dokusu hacim olarak yetersiz ise bu durumda meme dikleştirme ameliyatı sırasında silikon meme protezi ile meme büyütme birlikte yapılabilir.

Tüm operasyonlar birlikte mi uygulanıyor?
Annelik estetiğinde tüm bu ameliyatlar bir arada uygulanabileceği gibi, hastanın gereksinimlerine bağlı olarak ayrı ayrı da gerçekleştirilebilir. Karın germe işlemi yapıldığında hasta bir gün hastanede yatar. Diğer işlemler sonrasında ise hastanede yatmak gerekmez ve hasta aynı gün evine dönebilir. Ameliyat zamanlaması olarak genellikle süt verme işleminin bitiminden en az 6 ay sonrası uygun olarak kabul ediliyor.

Doğuma Hazır Mısınız?

Doğuma Hazır Mısınız?
Doğuma hazırlık eğitimlerimizde ağrı kesilmesini pek kullanmıyoruz.
Çünkü ağrı ve sancı kelimeleri zihinde negatif imgeleri tetikliyor ve annede olumsuz etkiler yaratıyor. Bunun yerine dalga kesilmesini tercih ediyoruz.Gerçekten de günlük hayatta hissetiğimiz ağrılı veya sancılı durumlarla, doğum kasılmalarını karşılaştırdığınız zaman çok farklı olduklarını görebilirsiniz. Ağrı ve sancılar geldikten sonra sürekli oradadır.

Oysa doğum dalgaları medyada sıklıkla gösterilenin aksine aniden gelmez. Yavaş yavaş gelir.Sanki bir dalga gibidir. En tepe noktaya yaklaşık 30 saniyede ulaşır ve yine yavaş yavaş geri döner.Yani dalganın başlamasıyla birlikte bebeğiniz size hazırlık süresi verir. Zorlansanız bile bu dalganın en tepe noktası olan 10-20 saniyelik kısmıdır. Zorlandığınız bu kısmı da uygun nefes ve odaklanma çalışmaları ile aşmanız çok
kolay olacaktır. Bu dalgaları ağrıdan farklı kılan bir diğer özellik,aralıklı olmasıdrı. Yani bir dakikalık kasılma süresinin sonunda yaklaşık iki dakikalık dinlenme süreniz olacaktır.

Bebeğiniz bir yandan dinlenirken, diğer yandan da enerji toplamanız için size süre verir. Bebeğiniz ve rahminiz uyum içinde çalışırken siz kendinizi gevşek bırakarak onlara yardım edebilir,bu sayede dalgalarla uyum halinde çalışabilirsiniz. Yani başka bir deyişle ortalama 10 saniyelik bir doğumda yaklaşık 3 saat çalışma süreniz olacak,geri kalan zamanda ise dinlenme şansınız olacaktır.
Klasik ağrıların süresi belli değildir ve ağrıyan noktayı belirleme dışında bir amacı yoktur.

Doğum dalgaları ise amaca yöneliktir ve süresi bellidir. Bebeğiniz size kavuşabilmek için rahim kasılmalarını kullanır. Her bir dalganın kutsal bir amacı vardır;rahim ağzının açılmasını sağlayarak bebeğe geçiş sağlamak… Yani dalgalarla bebeğiniz size bir adım daha yaklaşacaktır. Bu dalgalar sayesinde bebeğiniz doğacak ve sizin onu bekleyen sevgi dolu kucağınıza kavuşacaktır. İşte bu anda aniden bütün yorgunluklar bitecek, doğal bir doğum sırasında salgılanan oksitosin hormonu sayesinde hissettiğiniz tüm rahatsızlıkları da unutacaksınız.

Doğuma hazırlanın

Ağrılar hastalıkta oluşur. Halbuki doğum bir hastalık değil fizyolojik doğal bir eylemdir. Eğer bu doğum eylemi doğası gereği çok ağrılı olsaydı bütün memelerin sancıları içinde kıvranırken doğum yapmaları kaçınılmazdı. Oysa doğum da aynı ortak sinir sisteminin çalıştığı memelerin doğumlarına baktığınızda hepsinin sessizlik içinde bu eylemi tamamladıklarını görmekteyiz. Şimdi sizi duyar gibiyim: ‘evet, doğumda ağrıyı algılamayı değiştirebiliriz ve dalgaları daha rahat karşılayabiliriz.Teorik olarak anladık ama pratikte ne yapmalıyız?’diyor olmalısınız… Aslında ideal olanı mutlaka doğuma hazırlık kurslarından birine katılmanız. Ama çevrenizde bu kursların ne kadar az yapıldığını ve bazılarınızın ulaşamadığını biliyorum. Ulaşabilenlerin yapması gereken bu kurslarda özellikle ilaç dışı ağrı kesici tekniklerin öğretilip öğretilmediğini sorgulamak. ulaşamayanlar merak etmeyin, sizin için de birkaç küçük önerim olacak.

*Yavaş ve derin nefes almayı öğrenin.Hergün egzersiz yapın ve gittikçe daha da derin nefes almaya çalışın.

*Doğumda bu yavaş nefesi dalagaları karşılamak için kullanın. Her dalgada mutlaka odaklanın ve gevşeyin. Yani bedeninizin diğer kaslarını gevşek bırakın.Zaten çalışan bir rahim kasınız var. Bırakın bütün oksijeni o kullansın.

*Her dalgada yavaş ve derin nefes alırken zihnimizden olumlama cümlelerini tekrar edin. Örneğin ‘Her bir dalga bebeğimi bana yaklaştırıyor.Her dalgada rahim ağzım bir çicek gibi açılıyor ve bebeğimin geçişine izin veriyor. Bebeğim ve rahmim uyum içinde çalışıyorlar.’Sadece nefes ve odaklanma ile dalgalarla nasıl kolayca dans edebildiğinizi gördüğünüzde inanın şaşıracaksınız.Hele bir de başardığınızı gördüğünüzde,içinizdeki doğum yapma gücünü hissederek kendinize ve bebeğinize inanacaksınız. Yeter ki algılarınızı şimdiden
değiştirin,doğumun gücüne, size ve bebeğinize kattıklarına şimdiden inanın

Doğum Sonrası Cinsel Yaşam

Doğum Sonrası Cinsel Yaşam
Doğum sonrası cinsel yaşama dönmelerine yardımcı olacak öneriler…

1- Doğum sonrası cinsel yaşam hem normal hem de sezaryen sonrası en erken 6. haftada başlatılmalıdır. Tercihen lohusalık bitiminde doktor kontrolüne gidilerek teyit alınmalıdır.

2- İlk deneyimler kadın açısından ağrılı olabilir. Uzun zamandır birlikte olunmadığı için vajina daralmış olabilir, emzirme döneminin hormonal etkileri nedeniyle vajina incelmiş olabilir ve uyarılma esnasında yeterince kayganlaşma olmayabilir. Bu ilk deneyimin ağrı ve bazen kanamayla yarıda kalmasına neden olabilir. İlk deneyimlerde uyarılma süresinin uzun tutulması ve gerekirse kayganlaştırıcı jel kullanılması önerilir.

3- Emzirme hamilelikten korusa da tam olarak korumayacağından doktorun önerisi uygulanmalıdır. Prezervatif uygun bir korunma aracıdır. Spiral ise bebek 3. aya geldikten sonra tercihen kanamalı bir dönemde takılabilir. Doğum kontrol haplarına ise 4. aydan sonra başlanmalıdır.

4- Kadının cinsel arzusu tam olarak yerine gelmemiş olabilir. Bunun nedeni hem bebeğiyle tam olarak ilgilenmiş ve onu yeterince besliyor olma arzusunun getirdiği yorgunluk ve bitkinlik hem de emzirme döneminin cinsel arzu üzerinde bazen baskılayıcı yöndeki etkilerdir. Zorlamamakta fayda vardır.

5- Kadın gibi erkeğin cinsel arzusu da tam yerine gelmemiş olabilir. Bunun nedeni çoğu zaman eşinin canını yakma korkusuyla beraber kendi iç dünyasında yaşadığı yeni aile düzeninin yarattığı çelişkiler olabilir.

6- Çiftler birbirini zorlamamalı ancak cinsel yaşamı da çok boşlamamalıdır. Doğum sonrası 2. ayda cinsel yaşam bitti mi endişesi doğabilir. Çok sık olmasa da sevgi ve saygıyla yaklaşıp cinsel yaşama geri dönüş yapmalılar. İlk birkaç denemenin yarıda kalması normaldir.

7- Libido cinsel arzu bir süre sonra geriye döner. Bunun için uyarıcı madde kullanmanıza gerek yok. Çok fazla uzun zaman geçtiyse (bu süre çiftlere göre değişir) uzmana danışmalarında yarar vardır

mirc cet islami chat mirc sohbet